Projeler

Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü Projelerimiz

1. Okçuluk Bibliyografyası

    Bu proje, Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü’nün ihtisas kütüphanesini hem geliştirmeye yönelik hem de literatürün tamamını bünyesinde barındırma gayesine mutabık olarak Türkiye ve dünyada okçuluk ile ilgili yazılmış ve yayınlanmış Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca, Osmanlıca, Arapça ve Farsça elyazması, basılı ve elektronik bilgi kaynaklarına erişimin sağlanabilmesi amacıyla söz konusu bilgi kaynaklarının bibliyografik kimliklerini uluslararası kurallar çerçevesinde listeleyerek ok, okçuluk, avcılık, atıcılık sporları ve etnospor gibi alanlarda çalışma yapan araştırmacıların kullanımına sunmaya matuftur.


    Bu bağlamda pek çok eser neșredilecek olup, bunlardan ilkini Okçular Tekkesi’nin müezzini ta- rafından 1193/1780 tarihinde istinsah edilen ve Vânî Efendi’nin Farsça kaynaklardan derlediği okçulukla ilgili çeşitli yerlerdeki konuşmalarını ihtiva eden “er-Risale adlı eser teşkil etmektedir. Enstitü araştırmacıları tarafından transkript edilerek günümüz Türkçesine aktarılan ve tek nüsha olan bu eserin, İngilizce ve Arapça tercümesi ile birlikte aralık ayında neşredilmesi ön görülmektedir.

    Diğer bir eser de 1660 yılında ‘Abdu’d-dâ‘îf Muhammed b. Yûnus ed-Dervâzî tarafından kaleme alınan Kavsnâme’dir. Bu eserin üç nüshası olması hasebiyle tahkikli neșri yapılacak ve yine enstitü araştırmacıları tarafından hazırlanacak olup günümüz Türkçesi, İngilizce ve Arapça tercümesi ile birlikte 2018 yılı ocak ayında yayınlanması planlanmaktadır. Bir diğer eser de Mehmed Vahidüddin Pașa tarafından kaleme alınan Minhacu’r-Rumât’dır. Bu eser, Prof. Dr. Nurettin Gemici tarafından transkript edilmiş̦ olup günümüz Türkçesi, İngilizce ve Arapça tercümesi ile birlikte 2018 yılı ocak ayında neşredilmesi ön görülmektedir.

 

2. Halim Baki Kunter Arşivi

    Bugün Fetih Cemiyeti bünyesinde bulunan Halim Baki Kunter (v. 1971) Arşivi okçuluk tarihi araştırmaları için oldukça önemli arşivlerdendir. Özellikle okçuluğun ve Okmeydanı Okçular Tekkesi’nin yakın dönem tarihi ile alakalı birçok belgenin ve görsel malzemenin bulunduğu bu arşiv, Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü tarafından mezkûr önemine binaen dikkat gösterilmiş ve okçuluk tarihi üzerine çalışma yapmak isteyen araştırmacıların hizmetine sunulması için çalışmalar başlatılmıştır. Bu bağlamda Fetih Cemiyeti ile irtibata geçilerek bir dizi görüşmeler yapılmış ve arşivde bulunan belgelerin tasnif ve dijitalleştirilmesi konusunda Fetih Cemiyeti ile bir mutabakat sağlanmıştır. Bu mutabakatın hukuki zeminin oluşturulması amacıyla Halim Baki Kunter Arşivi’nin tasnif ve dijitalleşmesinin sağlanması adına Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü ve Fetih Cemiyeti arasında bir protokolün oluşturulmasına karar verilmiştir. Bunun yanında Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü’nün arşive dair ilk gözlemleri neticesinde, özellikle arşivde bulunan Osmanlı dönemine ait ferman ve berat gibi belge türlerinin tamir ve özel bakıma muhtaç olduğunun anlaşılması üzerine bu belgelerin konservasyonu için çalışmalar da başlatılmıştır.

 

3. Arşiv Belgelerinde Osmanlı Okçuluğu ve Okçular Tekkesi

    Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü, okçuluk tarihinin anlaşılması ve yeni çalışmaların ortaya çıkarılması konusunda oldukça önemli bir arşiv olan Başbakanlık Osmanlı Arşivinde bulunan belgelerin katalog taramasını bir süredir yürütmektedir. Bu bağlamda katalog tarama işleminin nihayete ermek üzere olduğu şu günlerde, arşivde Osmanlı okçuluğu, okmeydanları ve Okmeydanı Okçular Tekkesi’ne dair bini mütecaviz belge tespit edilmiştir. Tespit edilen bu belgelerin sayısı, tarihi ve içeriğine dair bir rapor hazırlanmış ve enstitü araştırmacıları tarafından “Arşiv Belgelerinde Osmanlı Okçuluğu ve Okçular Tekkesi” adlı bir çalışmanın yapılmasına karar verilmiştir. Yapılacak olan bu çalışmanın Osmanlı okçuluk tarihine yeni bir soluk kazandıracağı ve daha çok arşiv dışı kaynaklardan beslenilerek oluşturulan mevcut literatüre önemli bir katkı sağlayacağı öngörülmektedir. Osmanlı dönemi Türk okçuluğunun, askeri, spor ve bu iki zaviyenin ilerisinde kültürel arka planın anlaşılması noktalarında, daha derinlemesine çalışma yapmak isteyen araştırmacılara ışık tutacağı düşünülen bu çalışmanın 2018 yılının sonunda tamamlanması ön görülmektedir.

 

4. Vakfiyelerde Osmanlı Devri Türk Okçuluğu ve Okçular Tekkesi

    Türk okçuluğunun ve Okmeydanı Okçular Tekkesi’nin tarihi sürecinin ortaya konulması açısından oldukça önemli bir bilgi kaynağı konumunda bulunan Vakıflar Genel Müdürlüğü Arșivi ile iletişim halinde bulunularak okçuluk ve Okmeydanı’na dair belgeleri tespit etmek enstitümüzün amaçları doğrultusunda oldukça önemlidir. Bu bağlamda Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi ile kararlaştırılan protokol neticesinde “Vakfiyelerde Osmanlı Devri Türk Okçuluğu ve Okçular Tekkesi” adlı projeye başlanılarak okçulukla ilgili vakfiyelerin günümüze kazandırılıp, bir dizi halinde neşredilmesi planlanmaktadır


    Misal vermek gerekirse, 579 numaralı defterin 340. sayfa 153. sırasında kayıtlı “Ahmed oğlu Rumeli kalemi muhzırlarından matlabcı Hacı Ebubekir Ağa Vakfı”na ait, 1221 tarihli vakfiyedeki șu kayıtta Okmeydanı’nda Rûz-i hızırdan Rûz-i Kasım’a kadarki süreçte helva dağıtılacağından bahsedilmektedir: “... kasaba-i Kasımpașa’da Okmeydanı tekkesi demekle maruf hankahta beher sene rûz-i hızır duhûlinden ruz-i kasıma gelince her bir Pazartesi ve Perșembe günlerinde tafsil-i âti vechi üzere helva tabh olunub hanikah-ı merkumda it’am oluna ve vakf-ı mezkurum gallesinden helva-yı mezkur için seksen vakıye asel kırk vakıye ruğan-ı sade iştira olunub tekke-i mezbure şeyhi olan zevatı kirama teslim oluna”.


    Vakfımız da bu kayda mutabık olarak 2018 yılı rûz-i hızır itibariyle helva dağıtımına başlayacak, bu gibi kayıtların gün yüzüne çıkarılarak literatüre kazandırılmasını destekleyecek ve tekke kültürünü aslına uygun yasatmaya gayret edecektir.

 

5. Menzil Taşları

    Okçular Tekkesi’nde okla alakalı olarak üç çeşit yarışma seklinden bahsedilebilir. Bunlar uzun mesafeye atılan, “menzil atıșı”; hedefe karșı yapılan, “puta atışı” ve kalın ağaç kütüklerini veya sert maden levhalarının birkaçını birden delmek için yapılan, “darp vurma atışıdır. Şüphesiz bu atış̦ çeşitleri arasında en yaygın olanı menzil atışlarıdır. Osmanlı padişahlarının da aralarında bulunduğu kemankeşler, tekkenin ilk kurulduğu andan itibaren bu atış̦ çeşidinde birçok atış̦ yaparak dünya okçuluk tarihine geçecek rekorlara imza atmışlardır. Bu durumun en bariz göstergesi ise birçoğu yok olup gitmesine rağmen günümüze kadar varlığını koruyan, rekor kırdığı tespit edilen kemankeşin oku attığı yerden mülhem “ayak tasları”, bir önceki kemankeşin attığı oktan uzağa düştüğü yere dikilen “menzil tasları” ve bir kemankeşin kendi rekorunu geçmesi durumunda, rekoru kırdığı ilk taşa verilen ad olarak “ana taşları”dır. Sayısı daha önceki dönemlerde üç yüzün üzerinde olduğu belirtilen bu menzil taşlarından günümüzde sadece 40 tanesi kalabilmiştir.


    Okçular Vakfı olarak günümüze intikal eden bu menzil taşlarını (asılları ile replikalarını tebdil etmek suretiyle) muhafaza etmek üzere meydana tașıma projesini bașlattık. Bu bağlamda 3 menzil tașı avludaki yerini aldı. Diğer tașlar da konservasyon çalıșmasını müteakip tekkeye intikal edecek ve bu miras ait olduğu meydanda sergilenecektir. Projenin diğer ayağını da İstanbul Okmeydanı Tarihî Sit Alanındaki Menzil Taşları (Yeni Kararlar ve Uygulamalarla) adlı eserin telifi teșkil etmektedir. Prof. Dr. Sedat Bayrakal ve Prof. Dr. Atilla Şentürk tarafından kaleme alınan çalışma, menzil taşlarının pek çok açıdan çekilmiş̦ fotoğrafları, tarihçesi ve sanat tarihi açısından değerlendirilmesi, kitabelerdeki metinlerin dönemin edebiyatı çerçevesinde günümüz Türkçesine uyarlanması ve daha birçok hususu ihtiva etmektedir. Eserin 2018 yılının başında neșredilmesi ön görülmektedir.

 

6. Seyahatnamelerde Osmanlı Devri Türk Okçuluğu ve Okçular Tekkesi

    Okçuluk Araştırmaları Enstitüsü, Türk Okçuluk tarihinin yapılacak olan çalışmalarla aydınlatılması noktasında önemli bir kaynak çeşidi olan seyahatnameleri titizlikle takip ederek, yerli ve yabancı seyyahların Türk Okçuluğuna ve Okçular Tekkesine yönelik gözlemlerinin ortaya konulmasını hedeflemektedir. Bu anlamda Türk okçuluğu ve okmeydanlarına dair bilgiler aktaran seyyahların tespit edilmesi ve sonrasında tespit edilen bu eserler üzerinden bir çalışma yapılması amaçlanmaktadır.

 

7. Kemankeş Projesi

    Okçular Vakfı ve Yunus Emre Enstitüsü, Türk okçuluğunu dünyaya tanıtmak için yola çıkıyor. Bașta okçuluk olmak üzere ata sporlarının milli, tarihi, sportif, sanatsal, kültürel ve eğitim nitelikleriyle kavranması ve kültürel bir bilinç olarak benimsenmesi için çalıș- malar yürüten Okçular Vakfı ile 5 kıtada, 61 ülkede 54 Enstitüyle Türkiye’nin birikimini ve değerlerini dünyaya sunan Yunus Emre Enstitüsü, Türk okçuluğunu dünyaya tanıtmak için Kemankeș Projesine imza atıyor.


    İlk yılı itibariyle 16 ülkede hayata geçecek proje, Almanya, Bosna-Hersek, Fas, Filistin, İran, Japonya, Katar, Kazakistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lübnan, Malezya, Mısır, Polonya, Sırbistan, Sudan ve Ürdün’deki Yunus Emre Enstitülerinden gelecek sporcuların İstanbul Okçular Vakfı Spor ve Kültür Merkezinde alacakları geleneksel Türk okçuluğu eğitimi ile başlayacak.


    Kemankeș projesi, Türk okçuluğunu tüm dünyaya tanıtmanın yanı sıra bu ata sporu- muza yeni sporcular kazandırmayı da hedefliyor. Genç sporcular, Fatih Sultan Mehmet Han’ın fermanı ile Ok Meydanı’nda kurulmuș bir ilim, irfan yuvası olan ve vakıf kültürüyle yüzyıllar boyunca hizmet vermiș Okçular Tekkesi’nin bulunduğu tesislerde hem yoğun bir okçuluk eğitimi alacak hem de Türk kültürünü, kendi tarihi atmosferi içinde yașama șansı bulacaklar.